
Steve amca,dün (27.01.2010) Türkiye saatiyle öğleden sonra 8’de apple ipad’i tanıttı.Aslında apple,yeni bir cihaz üretmemişti.Sadece tabletlerin yeni yeni piyasaya girdiği bir dönem de,diğer firmalara “sizin tabletiniz varsa ,benimde iphone’um var “ mesajı veriyordu.Çünkü ürettiği tablet bilgisayarın ,tasarım olarak iphone’dan tek farkı boyutlarıydı.
İpad’in,diğer tabletler yanında başarılı olma şansı varsa, (-ki bence yok ) bunun tek apple’ın üretimi olmasıdır.Aynı ürünü birebir hp yada msi üretseydi kimse ilgilenmezdi.
Ayrıca İpad isimide hiç hoşuma gitmedi…
Yeni Rakı “Türkiye’nin YENİ iletişim devi ” sloganıyla yeni bir reklam kampanyası düzenliyor.Milyonlarca abonesinden biri olup,kapsama yeni rakı’nın kapsama alanına girmeniz için Yeni İletişim Devi sitesine girmeniz yeterliymiş.Ayrıca kod giren her 100. kişi yeni rakı tişörtü kazanıyormuş.
110 grubunun 3.albümü olan “sıfır” 7 ocak perşembe günü usb olarak satışa çıkıyor.Albümün en büyük özelliği,Türkiye’de satışa sürülecek ilk usb müzik albümü olması.Albümün Usb olarak satılmasının,satış olarak ne kadar işe yarayacağını tahmin etmek oldukça zor.Ama ülkemizde tutması halinde müzik piyasasına değişik bir satış şekli kazandıracağı kesin.Albümü Perşembe günü saat 12:00’dan itibaren http://www.bendeistiyorum.com ‘dan satın alabilir-mişsiniz.

Malumunuz 2010 dünya basketbol şampiyonası Türkiye’de,yukarıdaki arkadaş da şampiyonanın maskotu,henüz bir ismi yok.Gayet enteresan özelliklere sahip,kendisini köpek sanıyor mesela.Bunun altından nasıl bir espri çıkıcak bilmiyorum ama,kediliğini kabul etmeyen bir maskotumuz oldu.Kafası hilal’i temsil ederken,gözleriyle de van kedisini yansıtıyormuş.


Güle güle 2009,hoş geldin 2010
2009′u pc ile 2010′uda apple’ın henüz adı belli bile olmayan tablet bilgisayarıyla ifade etmek ne kadar doğru bilmiyorum ama,yaşlı amca ve bebek geyiğinden daha hoş olabileceğini düşündüm.Uzatmadan;
Herkesin en az 2009 yılı kadar güzel bir 2010 geçirmesi dileğiyle….
Sabrican Zaim

Bilişim teknolojileri zirvesine katılmak üzere dostum ve ortağım Anıl ile yola çıktık.İlk olarak İstanbul Teknik üniversitesinin Maslak kampüsünü ziyaret ettik.Daha sonra güvenlikçi abi “oğlum biletlerin üstünde maçka kampüsü yazıyor.Görmediniz mi ?” dedi.Rezil olduk,sıkıldık,utandık ama geri dönemezdik.Dönmemeliydik ve dönmedik.Atladık metro’ya Maçka kampüsünü bulduk.
30 dakika gecikmeli de olsa Bilişim sektöründe girişimcilik paneline yetiştik. Panel’de en çok ilgimizi girişimcilere verilen hibe destekler çekti diyebiliriz
. İlgilenen arkadaşlar için : Tubitak’ın ilgili sayfası .
Panelin ardından, Arden Agopyan’dan bulut bilişimi hakkında bilgi aldık.Arden beyin,sunumunda bizlere gösterdiği bir videoyu da sizlerle paylaşmak istiyorum.Aaa ayrıca Bulut Bilişimi çalıştayından sonra bize sertifikada verdiler çok mutlu olduk.Bunun ardından “Bilişim Dünyasında Fütürizm” ve ”3G ve Geleceği – 3,5G” panellerine katıldık.
2.gün de tüm panellere katıldık.Özellikle Levent Erden’in semineri eğlenceliydi.”Kriz Döneminde BT ile ayakta kalmak” panelinde , Bülent Şenver ‘den bilişim ile krizlerde ayakta kalmayı öğrendik.Öğrendik diyorum çünkü,Bülent beyin zevkli anlatımı sayesinde anlattıklarının hepsi şu anda aklımda.
Banu Gökçül‘ün, Bft ile farkındalık çalıştayına katıldık.Çalıştayın çıkışında kendimizi süper hissediyoduk.(Neden olduğunu anlamak için,Banu Gökçül’ün sayfasını ziyaret edin.)Çalıştaydan aklımda kalan bir başka olay ise,Banu Gökçül’ün “salak neye denir ?” sorusuydu.
Salak:Bir şeyi 2 kes deneyip,farklı sonuçlar bekleyen kişiye denirmiş.Baya hoşuma gitti ![]()
Zirve’nin son paneli,” Bir mecra olarak ”Sosyal Medya” ” sohbet tadında geçti ve gayet keyifliydi.
Sonuç olarak,bu başarılı zirve için Btz ekibini kutluyor ve btz10′u bekliyoruz .
*//Çok resmi oldu
Motorola Dynatac 8000x,piyasaya sürülen ilk taşınabilir telefonmuş.Başlığa cep telefonu yazdığıma bakmayın siz,öyle cebinize sığıcak bir boyutu yok.(Cihazın ölçüleri 13×1.75×3.5.)Baya baya 793 gramlık bir devmiş.Satış fiyatı da zamanında 4000 liraymış.Bunu kendime pda ararken bulmam da ayrı enteresanmış.Ne kadar çok miş , muş kullanmışım,başka yerden öğrendiğin bilgiyi blogundan aktarmak ne zormuş…




